“BELGESİZ SATIŞ VE TAHSİLATLAR YAPILMIŞ”
Işıklar açıklamasında Silkent’e dair şunları anlattı; “Silkent AŞ’nin 2008 yılı toplam gelirlerinin %83 gibi önemli bir kısmını oluşturan “ekmek imalatı ve satışı” işlemleri birçok açıdan eksiklik, yanlışlık ve uygunsuzluklar göstermektedir. Tarafımızdan yapılan incelemelerde, imal edilen ekmeklerin dağıtım amacı ile şoföre teslim edilmesinden, satış bedellerinin tahsiline kadar hemen hemen hiçbir aşamaya ait imzalı, kayıtlı ve denetime baz oluşturabilecek herhangi bir evrak ve belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Silkent AŞ’nin yönetiminden fiilen sorumlu bulunan Ogün Nurgün ve Sabahattin Göktekin isimli şahıslarla birçok kez yüz yüze görüşme yapılmıştır. Söz konusu görüşmelerde;
—İmal edilen ekmeklerin dağıtım amacıyla şoföre tesliminde herhangi bir belge düzenlenip düzenlenmediği,
—Toplam 28 dağıtım noktasına teslimler yapılırken, teslim adetlerini gösterir herhangi bir evrak bulunup bulunmadığı,
—Satış noktalarından 25 adedini oluşturan satış kulübelerinden teslim edilen ekmek bedelleri tahsil edilirken, tahsilâta ait herhangi bir belge düzenlenip düzenlenmediği,
—Satış noktalarından tahsil edilen tüm paraların Silkent AŞ’nin belediyedeki ofisinde Sabahattin Bey’e teslim edilirken herhangi bir belge bulunup bulunmadığı gibi imalat adetleri ve para tahsilâtının doğru ve sağlıklı bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetlemeye yardımcı olacak sorular sorulmuştur. Ekmek imalat ve satışına ait rakamların şeffaf olarak ortaya konmasına yarayacak, işlem sorumlularını herhangi bir şaibeden kurtaracak bu tür hiçbir evrakın düzenlenmediği anlaşılmış olup, düzenlenmesi gereken birçok evrakın yerine el yazısı ile kargacık burgacık yazılarak düzenlenmiş sadece bir tablo teslim edilebilmiştir.
İMZASIZ BELGELERLE İŞ YAPILMIŞ
Yaptığımız araştırmalar neticesinde, elle yazılmış bazı rakamların bulunduğu, imzasız, hiçbir alt evrakı olmayan söz konusu kâğıt ile yaklaşık 1,3 milyon TL tutarındaki bir işlem hacminin izah edici belge olarak sunulması tarafımızda büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
Günlük 3.500–4000 TL’lik ortalama satış ve tahsilâtın doğruluğunu araştırmak, sunulan bu tek ve gerçekten ilkel bir belge ile elbette ki mümkün bulunmamaktadır.
Özetle; tarafımıza sunulan tek bir imzasız ve açıklamasız belge ile ne imal edilen günlük gerçek ekmek miktarı ne de tahsil edilen para miktarlarını ortaya çıkarmak mümkün değildir. Belediyenin %99,9 oranında ortak olduğu bir şirkette, bir yönü itibariyle kamuya açıklık boyutu olmasına rağmen, bu şekilde kayıt tutan ilgili sorumluların hiçbir biçimde ibra edilmemesi ve yapılan bu yanlışlığın hesabının sorulması gerekir.
Bu konuda son olarak şunu söyleyebiliriz ki, ekmek imalat ve satışına ait kayıtlar, “ileride bir inceleme yapılırsa, doğru ve tam bir denetim yapılmasın” mantığı ile düzenlenmiş ve alt evraklar da bu anlayışla oluşturulmuştur.
ŞİLKENT’E ERKEN EMEKLİLİK İÇİN YÖNETİCİNİN YAKINI 3 KİŞİ ALINMIŞ SİGORTALARI ÖDENMİŞ
Fiilen çalışmadıkları halde, şirkette sigortalı gösterilen yönetici yakınları için 1.995 TL, şirket kasasından ödeme yapılmıştır. Silkent AŞ personel bordoları üzerinde inceleme yaparken, kısa süreli giriş-çıkışı yapılan 3 kişinin durumu tarafımızdan dikkat çekici bulunmuştur. İlgili şahısların personel dosyaları istenerek incelenmiştir. 28.04.2008 tarihinde sigorta girişleri yapılan 3 kişinin çıkışları ise 25.05.2008 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 1 ay gibi kısa bir süre Silkent AŞ’de çalışmış görünen her 3 kişi için toplam 1.995 TL şirket kasasından ödeme yapılmıştır. Fiilen çalışmadıkları halde, 31.10.2008 tarihinde yürürlülüğe girecek olan 5510 sayılı yasa kapsamında, biraz daha erken emekliliğe olanak sağlayan hükümlerden yararlanabilmek amacıyla, şirket bünyesinde yaklaşık 1 ay çalışmış gibi gösterilen 3 kişinin de şirket yönetimini fiilen üstlenen 2 yöneticinin yakınları olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ödemenin tutar olarak çok yüksek olmamasına rağmen, raporumuza konu edilmesinin nedeni; yöneticilerin şirketi kendi sahipliğindeymişçesine yönetme iradelerini ortaya koymak içindir. Raporun bir önceki bölümünde açıkladığımız, şeffaf bir denetime olanak sağlayacak bir evrak düzenini oturtmaktan kaçınan şirket yöneticilerinin, bu anlamda kendi eş ve çocuklarını şirkette sigortalı göstermeleri ve buna ait ödemeleri şirket kasasından rahatlıkla yapabilmeleri hiçte şaşırtıcı olmamıştır” dedi.
Işıklar Silkent’teki bir takım ödemelere ilişkin yönelttiği sorularda: “Şirket kayıtları incelendiğinde, 2008 yılında toplam 524.082 TL tutarındaki alımın ödemesinin, kural olarak banka kanalı ile yapılması gerekirken 93.580 TL’nin kasadan nakit olarak ödendiği görülmüştür.93.580 TL gibi önemli tutardaki bir ödemenin neden banka kanalıyla değil de, kasadan nakit olarak ödendiği de cevaplanması gereken bir başka sorudur” dedi.
“HANGİ YÜZLE SOKAĞA ÇIKABİLİYORLAR?”
Bundan önceki yönetimin yaptığı yolsuzlukların tüm Türkiye tarafından bilindiğini ifade ederek, eleştirecek durumları olmadığını ifade eden Başkan Işıklar; “Yapılan plan tadilatlarıyla bu kentin nasıl yağmalandığını tüm Türkiye biliyor. Herkes haddini bilecek. Arkadaş ‘Seçimlerde göz, festivalde yüz boyadılar’ demiş. Bende onların suratında görünmezliği sağlayan bir boya olduğunu düşünüyorum. Bu kadar aciz olunan konularda bulunmuş olmalarına rağmen, hala sokağa çıkabiliyor olmalarını da bu boyaya bağlıyorum” dedi.
“ÇINAR YAPRAĞI ARKASINA SAKLANAN FİL GÖRÜNÜR”
Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, konuşmasının son bölümünde muhalefet yapan AKP kadrolarına sert bir dille yanıt verdi. “Silivri’yi beş yıl yanlışlıklarla yöneten ve onlarca yıl geri götüren bir zihniyetin yaptığı bu yanlışları görmezden gelip, üzerine sünger çekileceğini sanmaları bizim hoşgörüyle siyaset yapmamızdan. Oysa hoşgörü yanlışları ortadan kaldırmaz” diyen Işıklar, AKP’li yöneticilerin ve eski belediye yönetiminin izlemiş oldukları politik yolun yanlış olduğunu vurguladığı son sözlerinde; “Çok doluyum. Açıklanmayı bekleyen çok da malzemem var. Geçmişe dönük bir kavga ve hesaplaşma içinde değildim. Bundan sonra basınla daha saydam, daha şeffaf, daha açık, iş yoğunluğundan yapamadığımız, ertelediğimiz bilgi paylaşımlarını belli periyodik aralıklarla süreklilik kazandırarak, halkımızın önüne koyacağız. Birinci önceliğimiz insanı insan yapan ve onu çevreleyen değerleri kolaylaştırmaktır. Ulaşımıyla, sağlığıyla, sporuyla, kültürüyle, sanayisiyle, çevresiyle bir kentin alt ve üst yapısını kurmaya çalışacağız. Bu yapının tamamını oluşturacak kudret ve güç kesinlikle bizim elimizde değil ama hepimizin elinde. Hiçbirimiz, hepimizden daha güçlü, daha yapabilir olamayız. Polemiklere cevap vermekten kaçınıyorum. Fakat ben Yahudi kültüründeki gibi, bir yanağıma tokat atılırken, diğer yanağımı çeviremem. Bunu da buradan söylüyorum. Buna da bir son, üsluba saygı bekliyorum. Üç aydır susuyorum, kamuoyunu meşgul etmemeye çalışıyorum. Derler da ‘fil çınar yaprağının arkasına saklanırsa ne olur?’ Cevapta ‘fil görünür’. Arkadaşlarda öyle bir çınar yaprağının arkasında duruyorlar. Bu ayıp onlara yeter” şeklinde konuştu.