24 Temmuz günü basında sansür’ün kaldırılışının 101. yıldönümü. 24 Temmuz II. Meşrutiyet`te 1908`de Anayasa`nın yeniden yürürlüğe girmesinden sonra çıkan gazetelerin, gazeteciler tarafından sansür memurlarına verilmeden, gösterilmeden çıkarılmış olduğu bir gün 24 Temmuz.
Bir başkaldırı simgesi olan 24 Temmuz daha sonra Basın Bayramı olarak kutlanmaya başlandı.
Bu günde Silivrili vatandaşlarla ve esnaflarla görüşerek bu günde Silivrili Basın’ın ne gibi işler yaptığını görevlerinin nasıl zorluklar çıkardığını nelerden sorumlu nelerden sorumlu olmadıklarını ve onlar bir Basın organında görev alsalardı ne gibi mertebelerde nasıl, neler yaparak çalışmak istediklerini sorduk.
Gürses; “Ben gazeteci olmak isterim”
Miray Gürses; “Ben hep gazeteci olmak istedim. Benim karakterim gereği her şey bilmek isterim. Bu yönde gazetecilik iddialı bir meslek olarak duruyor. Şu anda ben işletme ve halkla ilişkileri okuyorum. Silivri’deki yerel gazeteciler ellerinden geldiğince taraf tutmamaya çalışıyorlar ama genelde bu şekilde olmuyorlar. Bence ilk önce gazetelerini ve kendilerini kanıtlamalıdırlar bir haber aldıklarında başkaları tarafından da bunun doğruluğunu onaylayıp bunu yayınlamalıdırlar” şeklinde konuştu.
Can; “Gazetecilik güzel meslek”
Ayşe Can Karagöz; “ Basın görevi gerçekleri yazmak. Ben bu zamana kadar muhabir olmayı hiç düşünmedim. Gazetecilik çok güzel bir meslek ama çıkar amaçlı kötüye kullanıyorlar. Haberleri araştırarak yapmaları daha iyi olur. Asparagas haber yapmasınlar, kulaktan dolma bilgilerle gazetecilik yapmasınlar. Ben eğer bir gazeteci olsaydın nerenin gazetecisiysem eğer oranın sorunları ile ilgilenirdim. Mesela Silivri gazetecisi olsaydım eğer Silivri’nin pisliğinden, şehrin içinde pis bir kokusu var. Sahili, denizi temizlesin temizlenmiyorsa eğer ben yardım ederdim. Ve şuanda gazeteci olmasam da ben bu temizlik konusunda gereken yerlere yardım etmeye hazırım” şeklinde konuştu.
Fındık; “Reklâm yapılsın”
Mahmut Fındık; “ Silivri’deki yerel basın esnaf dışında takip edilmiyor. Birkaç yayın organını takip ediyorum. Biraz daha reklâm yaparak yerel değil daha iyi olmaları lazım. Gazetecilik zor, zevkli ama doğru yapıldığında bu haberi yapan kişiye de okuyan kişiye de zevk verir. Daha çok ben Silivri’yi İstanbul genelinde tanıtırdım. Silivri’de olanları İstanbul genelinde duyururdum. Günlük olayları değil zor olanları göz önüne çıkartmayı yapardım” şeklinde konuştu.
Uçman; “Siyaset habercisi olmak isterdim”
Turhan Uçman; “ Siyaset habercisi olmak isterdim bende. Türkiye’de Silivri’de çok iyi yönetilmiyor. Gelen kişiler verdikleri sözleri ne kişiye özel ne de halka özel sözlerini tutmuyorlar. Gazetecilerin en büyük tehlikesi tehdit bence Silivri’de gazetecilik genelde yazılıyor. İnternet haberciliğini de kullanmaları lazım ama asparagas haberleri yayınlamayacaklar. Gelen haberleri bile öncelikle kontrol etmeleri lazım yalan mı doğru mu? Kişileri rencide etmeyecek şekilde haberlerin yapılması lazım, olayda zanlı olanların adını soyadını açık açık yazmasınlar fotoğraflarını kapalı koysunlar yoksa bu insanların dışarıya çıkacak halleri kalmıyor.